Translate

Kasım Şen - (Mütehayyil)

05 Aralık 2017

"Zaten" Hastalığı



"Zaten" Hastalığı

Tıp literatürüne girmemiş ancak tüm çalışanların ve şirketlerin yaşam sürecinde birkaç kez yakalandığı bir hastalık: "ZATEN" Psikolojik incelemesinin detaylı yapılması faydalı olacaktır.

Şirketlerde ve projelerde çalışanların tutulduğu bu hastalık kan ve nefes yoluyla bulaşmasa da davranışlar aracılığıyla etrafa kolayca yayılmaktadır. Özellikle yönetici-çalışan arasında çok kısa sürede etkisini arttırarak bir süre sonra tüm organizasyona sirayet edebiliyor.

Kişisel performanstan tutun da şirket performansına kadar tüm aşamalarda bu kelimeyi içeren semptomlarla karşılaşabiliyoruz. Çalışandan bir örnek: "Ben zaten bu şirketin en iyi çalışanıyım" der.
Yönetici ise "Ekibim zaten uyumlu, işbirliğine açıktır" der. Genel müdür "Şirketim güçlü, ben zaten istediğim zaman adam bulurum" der. Böyle devam eder.

Proje yöneticileri bu hastalığa en kolay yakalanan fazla iyimser (optimistik) kişilerdir. İşte örnekler: "Ben zaten proje planını hazırlamıştım", "Zaten bu işi eski projede test etmiştik", "Proje sponsoru zaten istediğim bütçeyi vermez", "Sistemi ayarlamıştık zaten, 24 saat çalışacak", "En iyi tasarımcılarımız bu projede çalışıyor zaten", "Bu malzemeyi zamanı gelince zaten kolay buluruz"...

Bunların temel sorunu "varsayımlar" olabilir. Her şeyi baştan var/yok saymak, "zaten hastalığının" ilk belirtisidir. Ancak "zaten" içeren tüm varsayımları "risk" olarak değerlendirirsek, bu hastalığın tedavi süreci de "riski yönetmek" olacaktır. Dile kolay ama riski yönetmek o kadar da kolay bir çalışma değil. Risk yönetimi denilince birkaç form doldurmak anlaşılmamalıdır. Başlı başına bir iş. Hem de proje yönetimi açısından bana kalırsa en önemli faaliyettir.

Şirket düzeyinde bir "zaten hastalığı" teşhisi varsa bunun tedavisi daha zor. Kurumsal bir risk önleme ve düzeltme faaliyeti gerektirecektir. Bu ise ancak risk önleme ve azaltma planlaması ile üst yönetim seviyesinde yapılmalıdır. Özellikle çalışanların bu hastalığa tutulmadan bazı önlemleri almak en iyisi olacaktır.

Her şeyin bir ihtimali var, "zaten hastalığı" da zaten bu ihtimalleri görmemek değil mi? :)

Görüşmek üzere.

21 Eylül 2017

Çalışanın Ofisi: Restoran & Mutfak

Çalışanların Ofisi: Restoran mı? Mutfak mı?

İlginç ve garip bir soru aslında. Aşçılar ve gerçek restoranlar hariç çalışanların çalışma yerleri zaten ofistir.  

Ancak bazı çalışanlar şirkete geldikleri anda kendilerini konumlandırırlar. Ya işe koyulmak için mutfak tarafına geçerler, mecazen kafalarını buna yönlendirip, aşçı elbisesini giyip işe koyulurlar. Ya da restoran tarafında bir masa çekip otururlar. Birilerinin kendilerine hizmet etmesini ve sunum yapmasını beklerler.

Masasında hizmet bekleyen çalışanlar; etrafına sürekli olarak, "bana şunu getirin", "bana şu lazım", "şunu yapmamışsınız" gibi taleplerde bulunurlar. 

Mutfağa girenler ise, sorumluluk ve yeteneklerine göre kendilerinden beklenen işleri yapmaya çalışırlar.

Ancak çoğu kez, yemeğin en güzel yerini restoran tarafında masada bekleyenler yerler!

Masada oturanlar üstüne üstlük yemeği de eleştirmeyi ihmal etmezler.

Mutfaktakilerin ellerine sağlık, restorandakiler için de  AFİYET OLSUN!



19 Ocak 2017

Proje Yönetimi Manifestosu

PROJE YÖNETİMİ MANİFESTOSU



1-)HER PROJE DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM YARATIR, PROJE GELECEKTİR

2-)HER PROJENİN, PROJE YÖNETİCİSİ OLACAKTIR

3-)PROJE YÖNETİCİLİĞİ BİR MESLEKTİR

4-)PROJE YÖNETİCİSİ, ULUSAL VE  ULUSLARARASI  MESLEK  STANDARTLARINI  GÖZETİR

5-)HER PROJE BİR STRATEJİK HEDEFİN PARÇASI OLACAKTIR

6-)HER PROJENİN BİR PROJE BERATI OLACAKTIR

7-)PROJE YÖNETİCİSİNİN ÖNCELİKLİ FONKSİYONU RİSK  YÖNETİMİDİR

8-)PROJE YÖNETİCİSİNİN ETKİNLİĞİNİ, UYARLANMIŞ SÜREÇ VE GELİŞTİRME  MODELLERİ ARTTIRIR

9-)PROJELER, ANCAK HEDEFLERLE UYUMLU GÖSTERGE VE ÖLÇÜTLERLE İZLENEBİLİR

10-)PROJELERDE SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI  İÇİN MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİN SAĞLANMASI ESASTIR