Translate

Kasım Şen - (Mütehayyil)

31 Aralık 2022

ZÜCCACİYE DÜKKANINA GİREN FİL

 




ZÜCCACİYE DÜKKANINA GİREN FİL..


Bu kez sözü fazla uzatmadan, baştan söylemek istiyorum.
"Proje yöneticileri, züccaciye dükkanına giren fil olmayın!"

Projelere yeni atanan veya terfi edip yeni göreve gelen yöneticiler, bir anda kendilerini fil gibi görüp, hızlı bir giriş yaparlar. Elbette birçok şeyleri kırıp, dökerler. Züccaciye dükkanına giren fil aslında sakar olduğu için zarar vermez. Fil, hassas cam eşyalara değer vermeden, önemsemeden ilerlediği ve belki de farkında olmadığı için yıkım yapar.

Proje yöneticileri de sanki ellerinde sihirli değnek varmış gibi "ben her şeyi çözerim, ben üstün yetenekliyim, ben sistem kuracağım, ben , ben, ben öyle biriyim" gibi düşünebilirler. Ancak hassas dengeleri ve kurulmuş sistemleri yıkmadan önce hesaplı ve dikkatli olmalıdır. Yıkılan, kırılan bir cam eşya diğerlerini de tetikleyerek bir anda faciaya neden olabilir.

Evet, hassas dengeleri gözeterek, bazen eğilerek, bazen susarak, bazen dinleyerek, bazen sorarak, bazen de kıvrılıp ilerlemelidir.

Proje yöneticisinin başarısı kırıp, dökmekte değildir.. Hedefe ulaşıp, teslimatı yapmaktadır..

İSTİF(R)A

 



İSTİF(R)A

Ülkemizde son yıllarda gerek yurtiçindeki şirketler arasında gerekse de yurtdışına gidenler nedeniyle istifa dalgası yaşanıyor. Şirketler ellerindeki insan kaynağını koruyabilmek için çeşitli argümanlar kullanmaya çalışsa da başarılı olamıyorlar. İstifalar bazen de "sessiz" olabiliyor. Çalışanlar küsebiliyor, işlerini yavaşlatabiliyor. Bütün bunlara rağmen işten ayrılmalar, iş değiştirenler de çok fazla.

Günümüz yöneticilerinin bu "istifa" gerçeğini artık anlaması gerekmektedir.

Yetişmiş işgücünün kaybı sonucunda sürekli olarak boşalan yerlere diğerleri geçiyor, onların boşalttığı yerlere de başkaları.. "Doldur-Boşalt" şeklinde bir işgücü akışkanlığı ortaya çıktı.

İstifa etmek elbette bir haktır, engellenemez. Ancak istifa ederken istifra edenler yani içindekini kusanlar da oluyor. Haksız yere yöneticilerini, çalışma arkadaşlarını veya masum bir çalışanı suçlayarak ayrılanlar, içlerindeki zehri kusarak gidiyorlar. İstifa etmeyi kafasına koyduktan sonra geçmişte yaşananları haksız bir şekilde üst yönetime, arkadaşlarına veya başkalarına anlatarak suçluyorlar, aslında istifra ediyorlar..

Bu bazen "iftira" boyutuna kadar çıkabiliyor. "İstifa", "iftira" ve "istifra" ne kadar da benzer ses akustiğine sahip kelimeler, değil mi? Hepsi Arapça kelimeler ve farklı anlamları var. Ancak günümüz iş hayatında bu üç kelime birlikte dolaşıyorlar. Kahve sloganı gibi "üçü bir arada".. İftira at, istifra et, istifa et..

Bu yanlış bir davranıştır. Kısa süreliğine zevk verse de uzun dönemde zararları olacaktır. Profesyonelliğe yakışmaz! Kişiliksizliktir, değersizliktir ve onursuzluktur..

Yazımızı bir anekdot ile bitireyim:

Voltaire ölüm döşeğindedir; papaz çağrılır. Din adamı duasını tamamladıktan sonra Fransız yazardan şeytanı lanetlemesini ister. Voltaire yanıt verir : "Papaz efendi, bence şu an, düşman kazanmak için iyi bir zaman değil…"

"Giderken, şeytana bile sırtını çevirmeyeceksin..."