SAHİBİNİN E-POSTASI
Hani, bir gün sabah e-posta kutunuzda bir e-posta(email) görürsünüz!.. Sinirinizden küplere binersiniz, hiddetlenirsiniz ve söylenmeye başlarsınız..
-Bu kim ya! Nasıl böyle bir email atar, bu nedir böyle, olacak şey değil!..
Ve ardından başka başka sinirli sözcükler dökülür ağzınızdan. E-posta bir alt yüklenicinizden gelmiştir. Hiyerarşik olarak hem sizden alt seviyede hem de muhatabınız ol(a)mayacak birisidir. Size göre hiç de kabul edilebilir bir durum değildir.
Hemen aklınızdan o kişinin üst yöneticisini, amirini veya firmanın patronunu aramak geçer.. Güzel bir fırça atıp, bunun hesabını sormak istersiniz.
Durun! Sakin olun..
Size gelen e-postanın gerçek yazarı, onu gönderen kişi olmayabilir. Mesajın içeriği başkası tarafından yazılmıştır, sadece gönderimi o kişi tarafından yapılmıştır. Yani "Sahibinin Sesi" durumu vardır. Söyleyen başka, söyleten başka..
Bazı durumlarda yöneticiler, kendi yazamadıklarını başkalarına yazdırırlar. Kendilerinin muhatap olmak istemedikleri durumlar için astlarından birisini maşa olarak kullanırlar. Her şeyi kendileri hazırlarlar ama sadece gönderimini başkasına yaptırırlar.
Böyle durumlarda önce sakin olup, içeriğin gerçek yazarını tahmin etmeye çalışın. E-postanın gerçek sahibini bulun ve onunla muhatap olun. Aksi halde gereksiz yere sinirlenip, kırıcı olabilirsiniz.
Birçok firmada, -sehven yapılan bir hata yoksa- firma dışına atılan e-postalar birkaç kişi tarafından incelenir, onaylanır ve gönderilmesine izin verilir. Gönderilen kişinin konumuna, gücüne ve yetkisine göre bu incelemeler birkaç kademede olabilir. Öyle "ben yazdım, gönderdim" durumu pek olmaz.. Hatta böyle yazışmalar e-posta ile yapılmaz, resmi şablonu olan yazılarla doğrudan muhatabına yapılır.
Dolayısıyla, "Sahibinin E-postaları" ile canınızı çok da sıkmayın!..
.jpeg)
.jpeg)
