Translate

Kasım Şen - (Mütehayyil)

06 Eylül 2020

Enkaz Devralmadık!

 




ENKAZ DEVRALMADIK!

Proje yöneticilerinin bazen başka birisinin yönettiği projeyi devralması gerekebilir. Bu tür projeler geçmişte başlatılmış, epey yol alınmış veya başarısızlık nedeniyle devredilmiş projeler olabilir. Bir projeyi devralmak, proje yöneticileri için kabus gibi bir şeydir. Geçmişte alınan bazı kararların sorumluğunu, yükümlülüğünü artık kendisi taşıyacaktır. Geçmişte yaşanan olayların tarafı olmamasına rağmen, sonuçlarını kendisi yaşayacaktır. 

Siyasetçilerin sıkça kullandıkları sözlerden birisi de "Enkaz devraldık" açıklamasıdır. Geçmiş yönetimi suçlamak, durumun kötülüğünü ortaya koymak ve bir açıdan da kendi sorumluluklarından biraz da olsa kaçmak için kullanırlar. Her yeni siyasi lider, başkan veya bürokrat; eğer farklı partilere ait ise,  kendisinden öncekileri böyle suçlarlar. 

Pekala, aynı şeyi projeyi devralan proje yöneticisi de söyleyebilir mi? 

Geçmişteki proje yöneticilerini, enkaz devraldığını söyleyerek suçlayabilir mi? 

Hiç bir proje yöneticisi, geçmişten enkaz devraldığını söyleyerek, sorumluluklarından kurtulamaz!

Bir proje yöneticisinin, geçmişi suçlamasının kendisine faydası olmayacaktır. Hem ayrıca her devralınan proje de kötü durumda olmayabilir. Bazen devir işleminin gerekçesi, önceki proje yöneticisinin başka bir pozisyona veya şirkete geçmesi olabilir. İyi giden bir proje de devralınabilir. Doğru veya yanlış yapılan her şey geçmişte kalmıştır ve projenin yürütülmesi için artık yeni birisi direksiyona geçmiştir. 

Hiçbir proje yöneticisinin elinde sihirli değnek yoktur!

Böyle bir durumda, yeni proje yöneticisi öncelikle şunları yapmalıdır:

  • Sakinlikle karşılamalıdır: Geçmişte alınan kararlar ne kadar sıkıntı verici olsa da, projenin durumu ne kadar kötü olsa da, iyi bir proje yöneticisi öncelikle sakin olmalıdır, sakinlikle yaklaşmalıdır. Tedirginlik ve agresif yaklaşımlar durumu daha da kötüye götürecektir. Eli ayağına dolaşmamalıdır. Ortalığı velveleye verecek sözlerden kaçınmalıdır. Sakin yaklaşmak, proje ekibine de güven ve inanç verecektir. 
  • Dinlemeli ve sorgulamalıdır: Projeyle ilgili geçmişteki tüm hususları proje ekibinden dinlemelidir. Doğru soruları sorarak, gerçek durum hakkında net bilgi sahibi olmalıdır. Dinlerken, geçmişe yönelik eleştiri veya yargılama yapmamalıdır. Sadece proje ekibinin gözlemlerini, duygularını ve görüşlerini not etmelidir. Doğru veya yanlış gibi kesin hükümler vermemelidir. 
  • Ani kararlar ve taahhütler vermemelidir: Proje hakkında yeterli bilgi ve deneyim elde etmeden ani kararlar vermemelidir. Özellikle müşterilere veya proje sponsorlarına gerçek dışı taahhütler verilmemelidir. Amiyane tabirle, proje hakkında atıp, tutmamalıdır. Kendisini bir kurtarıcı gibi görüp, "şöyle yapacağım", "bunu ancak ben yapabilirim", "bu iş şöyle yapılmalıydı" gibi kolay ama içi boş taahhütlerden kaçınmalıdır. Akl-ı selim bir davranış içinde, alınması gereken kararları ortak anlayış ile vermelidir.
  • Ekip ile toplantılar düzenlemelidir (toplu ve birebir): Projenin son durumu hakkında proje ekibi ile birlikte toplantılar düzenlemelidir. Proje ekibinin beklentilerini, sorunlarını ve çözüm önerilerini dinlemelidir. Ancak toplu halde toplantılar dışında, ekip üyeleri ile birebir toplantılar da mutlaka yapılmalıdır. Bazı ekip üyeleri, kalabalık toplantılarda sessiz kalabilirler. Onlarla birebir toplantı yapmak ve görüşlerini yüzyüze dinlemek de çok önemlidir. Bazen asıl sorunun nedenini bu tür yüzyüze toplantılardan elde etmek mümkün olabilir. 
  • Anlamalı, Değerlendirmeli ve Değiştirmelidir: Projede bir problem veya çatışma varsa, ilk önce bu durumu anlamalıdır. İlgili tüm ekip üyelerinden sorunun ne olduğunu öğrenmelidir. Problemi anladıktan sonra da objektif biçimde değerlendirmelidir. Bir problem hakkında bilgi sahibi olduktan sonra onu görmemezlikten gelmemelidir. Mutlaka bir değerlendirme yapmalıdır ve problemin çözümü için değişiklikleri uygulamaya geçirmelidir. Değişiklikleri yapmaya yetkisi veya gücü olmaması halinde, durumu bütün açıklığıyla ortaya koyup, üst yönetime yükseltmelidir. Hiçbir problemi sahipsiz bırakmamalıdır, çözümü için elinden geleni yapmalıdır.
  • Projenin tüm paydaşlarını belirlemeli ve onlarla iletişime geçmelidir: Projeyi devralan proje yöneticisi, öncelikle müşteri ve diğer paydaşlar hakkında bilgi edinmelidir. Kimin, hangi konularda bilgi, pozisyon ve sorumluluk sahibi olduğunu anlamalıdır. Müşteri tarafında kimlerle görüşmesi gerekiyorsa hemen bir tanışma toplantısı planlamalıdır. Müşteri tarafındaki sorunlar ve beklentiler hakkında bilgi almalıdır. Bu görüşmelere göre gelecek dönemle ilgili plan hazırlamalıdır. Benzer şekilde diğer paydaşlar, tedarikçiler ve kullanıcılar ile de iletişimler sağlamalıdır.
  • Yeni bir proje başlatma (kick-off) toplantısı yapmalıdır: Proje yöneticisi, devraldığı proje için mutlaka yeni bir proje başlatma toplantısı yapmalıdır. Zaten geçmişte yapılmıştı, tekrar bir başlatma toplantısı yapmak anlamsız gibi görünebilir. Ancak proje ekibinin yeniden enerji kazanması, geçmişte yaşananların etkisini silmesi ve yeni umutlarla projeye devam edebilmesi için bu toplantı gerekmektedir.  Projeye olan inancın yeniden kazandırılması, geçmişteki doğru ve yanlışların geride kaldığını ve yeniden başlanıldığını hissettirmek için bu toplantı gereklidir. 
  • Yeni bir proje planı ve takvimi sunmalıdır: Proje yöneticisi, projenin gelecek dönemine ilişkin gerçekçi bir plan ve takvim hazırlamalıdır ve bunu tüm ilgili paydaşlarla paylaşmalıdır. Planda geçmişten aktarılan işler ile gelecekte yapılması gereken işler detaylı olarak belirtilmelidir. Proje yöneticisi, bu planı hazırlarken gerçekçi olmalı ve yerine getirilemeyecek hedefler vermemelidir. Hiçbir proje yöneticisinin elinde sihirli değnek yoktur. Ancak hazırlanacak planda, bir şeyleri değiştirmek ve düzeltmek için çaba gösterileceğinin de açık olarak belirtilmesi gerekmektedir. Yeni planının da çözümsüzlük sunmaması gerekmektedir. Alternatif çözüm yöntemleri, alınacak riskler ve iyileştirme fırsatları sunmalıdır.
Bunlar yapıldıktan sonra proje yöneticisin öğrenilmiş dersler ve kazanımlar olarak yaşanılanları raporlaması gerekecektir. 

Her yeni proje, yeni bir umuttur..
Her yeni proje yöneticisi de yeni bir başlangıçtır..

31 Ağustos 2020

NİSPETİZM ve SOSLU MEDYA

 




NİSPETİZM ve SOSLU MEDYA

İnsanlık boyunca hep görülen bir hastalık:Nispetizm. Birilerini kıskandırmak, olduğundan farklı görünmek ve nispet etme çabası. "Soslu Medya" yazarken, yazım hatası yapmadım. Sosyal medya denilen ortam aslında acı/tatlı/ekşi tüm sosları içeren spagetti makarna gibi.
Nispetizm, bireylerin sosyal medyada kendilerini çok mutlularmış gibi gösterdiği diğer bir anlatımla nispet yaptıkları, ancak aslında kendi içlerindeki mutsuzluklarını, yalnızlıklarını ve çatışmalarını gizlemek veya bu durumdan kurtulmak amacıyla yaptıkları bir olgu. Nispetizm olgusu, bir bakıma kişinin sosyal medyada gerek kendi arkadaşları gerekse de diğer kişiler nezdinde (etiketleme (hashtag) suretiyle) kendi lehinde ve popülerlik sağlayıcı nitelikte olan bir algı yönetimi durumu. Bu sayede birey kendisi ile sosyal medya mecrası üzerinde hayal edilen bir gerçeklik yaratıyor ve bir zamandan sonra bu dünyasız yaşayamaz hale geliyor.
Bu mecra bireyin bir anlamda ulaşamadığı, zaman zaman ulaşabildiği ancak devamlılık sağlayamadığı eylemler ve aktiviteleri sürekli yapıyormuşçasına bir algının yaratılması amacı ile de kullanılıyor
Gittiği yerden konum bildirmeler, anlık fotoğraf paylaşımları, özlü sözler uydurma/uyarlama çabaları, arkadaş partilerinden çılgın görüntüler paylaşma arzusu hep bu nedenle.
Geçmişte bir haber okumuştum. Bir genç, kendi fotoğraflarını photoshop uygulaması ile Paris, Londra gibi şehirlerdeki bilinen mekanlardaymış gibi işleyerek paylaşıyordu. Maksadı, arkadaşlarına zengin ve çok gezen biri olarak görünmekti.
Bu "mış gibi" paylaşımların arkasında elbette "... desinler" çabası. Sonra da bunlara erişemeyecek durumda olanları kıskandırmak ve nispet etmek. Bu paylaşımları yapanlar çok mu mutlular? Çok mu zenginler, gezmeyi seviyorlar? Birçoğunun cevabı koca bir HAYIR!
Soslu medya uygulamalarında en az kullanılan özellik canlı çekim paylaşımlarıdır. Çünkü nispetizm hastaları, üzerinde oynanmadan ve işlenmemiş videoları, fotoğrafları anlık paylaşmak istemiyorlar. En doğal hallerinin ne denli gerçekçi olduklarını biliyorlar. Öyle ya! O akşam evdeki kıyafetiyle kim fotoğrafını paylaşır. Daha yemeği yemeden, yemeğin fotoğrafları soslu medyaya sunuluyor. Uçağa binmeden, biletin fotoğrafı paylaşılıyor. Emojiler ise binlerce çeşit oldu.
Hiç okumadığı kitaptan bir özlü söz paylaşmak da arttı. Herkese bir ders verme, herkesi kendisi gibi düşünmeye zorlama, algı oluşturma ve amiyane tabirle "ayar verme" çabası.. Düşünsel paylaşımlardan uzak duruluyor. Çünkü kimse uzun uzun okumuyor.
Haydi soslu spagettiye çatalımızı daldıralım

07 Mayıs 2020

Proje Yönetimi Manifestosu -3



PROJE YÖNETİMİ MANİFESTOSU-3


Proje Yönetimi Manifestomuzun 3.maddesi ile devam ediyoruz. Bu yazımızda proje yöneticiliğinin bir meslek olduğunu ele alacağız. 10 maddeden oluşan manifestomuzu proje yönetiminin olmazsa olmazları olarak görüyoruz. Proje yönetiminin bir meslek olarak ülkemizde yerleştirilmesi, önem kazanması ve hak ettiği değeri elde etmesi için manifestomuzdaki maddeleri tüm proje yöneticilerinin sahiplenmesi önemlidir. 

*********************************************************************************
Manifesto Madde-3:
PROJE YÖNETİCİLİĞİ BİR MESLEKTİR
*********************************************************************************

Birisi size "İşiniz nedir?" diye sorsalar, eminim o anda yaptığınız işle ilgili cümleler kurarsınız. Fakat aynı şekilde "Mesleğiniz nedir?" diye sorsalar, zorlanılabilir. Özellikle resmi başvuru formlarında meslek ile ilgili alanları doldurmakta zorlanırız, ben kendi adıma epey zorlanıyorum. Çoğumuz meslek olarak üniversiteden mezun olduğumuz alanı söyleriz. Ya da benzer şekilde lise, yüksek okul veya lisansüstü eğitim alanını belirtiriz. Okuduğu alanda çalışanlar için meslek bilgisini söylemek kolaydır. Ancak okuduğu bölüm ile hiç alakasız işlerde çalışanlar var. Geçmişte hiç ilgisiz alanlardan mezun olmasına rağmen çok iyi yazılımcı olanlar görmüştüm. Tabiri caizse birçok bilgisayar mühendisini cebinden çıkarabilecek kadar iyi yazılımcılardı. O kişilerin mesleğini diplomasındaki bölüm ile tanımlaması bence anlamsız.  Belki de okuduğu bölüm adına hiç bir iş yapmamıştı. Şimdi o kişinin mesleği sizce nedir?

Meslek, içinde zanaat bulundurur. Zanaat, emeğe dayalıdır ve ustalık gerektirir.

Diplomalar mesleği tanımlamak için yeterli değildir. Bir mesleğin tanımlanabilmesi için öncelikle insanın yaşamını sürdürebilmesi için para kazandıran bir iş olması gerekmektedir. Hobi amaçlı veya sosyal/kişisel gelişim amaçlı yapılan faaliyetleri meslek olarak adlandırmak doğru değildir. Zanaat terimi her ne kadar sadece el işçiliği içeren meslekler için kullanılsa da aslında tüm mesleklerde zanaat vardır. Zanaat para kazanmak için icra edilir. Meslek yoğun bir eğitim, ustalık ve uğraşı gerektirir. Bir alanda alınan kısa süreli kurslar ile meslek sahibi olunamamaktadır. Mutlaka tekrar edilen bir çalışma lazımdır. Mesleklerin her zaman bir iş ürünü veya hizmet çıktısı vardır. Hayatında hiç resim yapmamış bir ressam yoktur elbette.  Mesleklerde süreklilik de önemlidir.  Bir meslek çerçevesinde farklı sektörlerde, farklı iş yerlerinde çalışmak mümkündür ancak kısa süreli ve farklı alanlarda iş yapan kişilerin mesleklerini tanımlaması mümkün değildir.

Her meslek bir ihtiyaçtan doğar. Proje yöneticiliği de günümüzün kompleks ve disiplinler üstü çalışma alanlarındaki işlerin yürütülmesi ihtiyacından ortaya çıkmıştır.

Toplumun ihtiyaçlarına ve teknolojik gelişmelere göre zaman içinde bazı meslekler yok olur, yeni meslekler ortaya çıkar. Bazen bir meslek başka alt mesleklere ayrılır. Her şeyin evrildiği dünyada mesleklerin de değişimi olağandır. Bu nedenle toplumun ihtiyaçlarını gideren mesleklerin de kendine özgü metotları vardır. Bir mesleği diğerinden ayırt eden belli başlı niteliklerin olması gerekmektedir. Bazı meslekler el işçiliği üzerine yetkinlikler gerektirirken, bazıları ise düşünsel yetenekleri ön plana çıkarır. Bazen sosyal bazen ise analitik zeka gereksinimi duyulur. Fakat hangi meslek olursa olsun, önemli olan detaylardır. Her mesleğin inceliği, zarafeti yapılan işin detaylarındadır. Bir meslek sahibini, yaptığı işlerdeki detaylar ve zorluklar ön plana çıkarır. Kaba saba, gelişigüzel ve özensiz iş yapan birisini o meslekle isimlendirmek doğru değildir. Herkes iğne ile dikiş yapabilir ama bu herkesin terzi olduğunu göstermez.  

Proje yöneticiliği detaylı çalışmayı gerektiren, bir zanaattir. Proje yöneticilerinin bir meslek icra ettiklerinin farkında olması, yaptıkları işin niteliğini arttıracaktır.

Bir mesleğin tanımlanması için bazı örgütlü yapılar tarafından tarifinin yapılması, kapsamının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Meslek Birlikleri , Odalar, Dernekler ve Konfederasyonlar gibi kurumsal örgütler ortaya çıkmıştır. Örneğin Türk Eczacılar BirliğiTÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ-TMMOBTÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİTÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU gibi kuruluşlar temelde mesleklerin icra edilmesini kolaylaştırmak için vardır. Geçmişte Ahilik sistemi vardı. Bir bakıma esnaf odaları gibi örgütlenmedir ve kendi içinde belli başlı kuralları bulunmaktaydı. Benzer şekilde proje yöneticilerinin üye oldukları dernekler de bulunmaktadır. Henüz proje yöneticiliği alanında oda ve meslek birlikleri gibi kuruluşlar bulunmamaktadır. Ancak proje yöneticiliğinin meslek olarak yaygınlaşması durumunda buna benzer örgütlü yapılar da oluşacaktır. Proje yöneticilerinin, alanlarındaki dernek ve benzeri örgütlü yapıların faaliyetlerinde etkin çalışmalar yapması gerekmektedir. Hem mesleki hem de örgütsel anlamda gelişim sağlanacaktır. 

Meslekler için etik kurallar önemlidir. Proje yöneticiliğinin de etik kurallarına uygun icra edilmesine dikkat edilmelidir.

Geçmişteki Ahilik teşkilatında iş ahlakı veya meslek etiklerine çok önem verilirdi. Etik kurallarının dışında hareket edenler meslekten men edilirdi. Hem hukuki hem de toplumsal cezalar verilirdi. Günümüzde de genel ahlak kurallarının ötesinde mesleki ahlak kuralları bulunmaktadır. Örgütlü yapılar bu kuralların takipçisi durumundadır. Benzer şekilde proje yöneticiliği mesleğinin de bazı etik kuralları olmalıdır. Bu konuda henüz tam bir metin olmamakla birlikte bazı kaynaklar örnek verilebilir. Kaynak-1Kaynak-2 , Kaynak-3

Ülkemizde 2010’lu yıllara gelene kadar proje yönetimi alanında yerel bir meslek standardı bulunmuyordu. 2013 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan ulusal meslekt standartları ile proje yönetimi alanında yerli meslek standardımız da oluştu.  Ülkemizde ulusal mesleki standartlar ve mesleki yeterlikler “Mesleki Yeterlilik Kurumu ” tarafından yayınlanmakta ve yürütülmektedir. Proje yönetimi meslek standartları hakkında diğer yazım okunabilir.


Sonuç olarak;
  • Üniversite mezuniyet diploması mesleği tanımlamak için yeterli değildir
  • Proje yöneticiliği bir meslektir.
  • Proje yöneticiliğinin, diğer meslekler gibi kendine özgü yöntem ve yetkinlikleri vardır.
  • Proje yöneticisi yaptığı işin bir meslek ve zanaat olduğunun farkında olmalıdır.
  • Proje yöneticiliğinin bir meslek olarak tanımlanmasında sorumluluk tüm proje yöneticilerine düşmektedir.
  • Proje yöneticileri mesleki örgütlerin faaliyetlerine katılmalı ve çalışmalarına destek vermelidir.
  • Proje yöneticiliği meslek etik kuralları belirlenmeli ve uyulması sağlanılmalıdır.


01 Mayıs 2020

MIZRAK ÇUVALA SIĞMADI




Covid-19 (hashtagCorona) salgını dünyayı sarstığı gibi yönetim anlayışlarını da derinden etkileyecek görünüyor. Ekonomik açıdan kapitalizm için eleştiriler yapılırken, son 20 yılın trendi olan "hashtagDijitalizm" de göklerden yere iniyor. Milenyumun salgını olan "sanal dünya dijital virüslerinin" (sosyal medya), gerçek dünyadaki virüsler karşısında anlamını yitirdiği bir zamanı yaşıyoruz. Bu kez Dijitalizm çuvala sığmadı, sanal dünya çuvalladı! Sağlık, gıda gibi insanın birincil ihtiyaçlarına destek olmayan sanal dünya araçlarının faydasız olduğu görülüyor. Öncelik her zaman hashtagüretim, hashtagfabrika ve hashtagArGe olmalı. Hala "insan" olarak biyolojik varlıklarız ve biyolojik, fizyolojik ihtiyaçlarımız karşılanmadığı sürece hiç bir göz boyamaya yönelik yönetim anlayışlarının işe yaramadığını anlıyoruz. Sanal dünya devlerinin ve birlikteliklerinin (AB gibi) bu krizde sarsıldığını görüyoruz. Küreselleşen dünyada "bize bir şey olmaz" anlayışının geçerli olmadığı apaçık belli. Sanal fanus kırıldı!