Translate

Kasım Şen - (Mütehayyil)

sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Nisan 2025

FİRMALARIN İTİBAR İMTİHANI

 




💥 FİRMALARIN İTİBAR İMTİHANI 💥

Siyaset dünyasında günlerdir çok değişik tartışmalar yaşanıyor. Tanınmış (ünlü) kişiler her iki taraftan birinin yanında görünmeye çalışıyorlar, beyanatlar veriyorlar. Taraftarlıklarını destekleyecek şekilde hamaset dolu sözler söylüyorlar. Herkes bulundukları tarafı haklı çıkarmaya çalışan varsayımlarda ve önermelerde bulunuyorlar.

Hâl böyle iken, bazı firmalar da tarafgir olmaya başladı. Hangi taraftan yana olursa olsun, firmaların itibar sorununa yol açacak beyanlarda bulunmaları uygun değildir.

Biliyorum, bazıları çoktan, içten içe, "ama, lakin, fakat" ile başlayan cümleler kurmaya başladı bile!..

"Kurumsal İtibar" yönetimi çok önemli bir konu. İtibar zor kazanılan, kolay kaybedilen bir değer! Öyle iken, talihsiz bir açıklama ile firmaların onarılamayacak hasarlar vermelerinin sebepleri ne olabilir ki?

Gündemin bu kadar sert ve acımasız biçimde yoğun olduğu ve sürekli değiştiği bir zamanda, ticari işletme yönetimlerinin aynı sertliklerde açıklamalar yapmalarının zararlarını tamir etmeleri zor olacak.

⚠️ Sosyal medyada acayip listeler, bilgiler ve belgeler dolaşıyor. Böyle durumlarda eskilerin söylediği şekilde "akl-ı selim" olmak, davranmak lazım.

⚠️ Elbette herkesin bir siyasi görüşü, ideolojisi ve yaşam tarzı var. Ancak ticaret başka siyaset başka. Gösteriş (show) yapayım derken züccaciye dükkanına giren fil gibi olmamalı!..

⚠️ Kırılan ve dökülen kurumsal itibarın zararını karşılamak ve yeniden yerine koymak belki de mümkün olmayacaktır!

İyi personeli bulmak zor, kaybetmek kolay!

 


İyi personeli bulmak zor, kaybetmek kolay!

Sosyal medyada, özellikle Linkedin ortamında, herkes süper yetkinliklere ve yeteneklere sahip! İnanılmaz bir "iyi eleman" potansiyeline sahibiz.. Bu İK'cıların işi de çok kolay canım(?!) Bu kadar süper elemanların arasından tuttuğunu getir, ekibe kat! Neden o kadar uğraşıyorsunuz ki(?!)

Bardağı masadan kaldırıp, mutfağa götüren de süper personel!
Bardağı tasarlayan, geliştiren, üreten, pazarlayan, satışını yapan da süper personel!

Vay canına!..

O zaman birilerinin şu soruya cevap vermesi gerekiyor: "Hem iş arayan çok, hem de eleman arayan çok!"

Yoksa, aralarında uçurumlar var da birbirilerini mi bulamıyorlar? Birbirlerine kavuşmak için bu kadar can atarken, neden iyi personeller, iyi şirketlerle buluşamıyorlar?

Çünkü hepimiz biliyoruz ki, beyaz yalanlar da birgün kirleniyor!..
Çünkü iyi personeli bulmak zor, kaybetmek kolay!

Çok arıyoruz, tez kaybediyoruz!

Neyse, haydi hayırlı işler..


01 Mayıs 2020

MIZRAK ÇUVALA SIĞMADI




Covid-19 (hashtagCorona) salgını dünyayı sarstığı gibi yönetim anlayışlarını da derinden etkileyecek görünüyor. Ekonomik açıdan kapitalizm için eleştiriler yapılırken, son 20 yılın trendi olan "hashtagDijitalizm" de göklerden yere iniyor. Milenyumun salgını olan "sanal dünya dijital virüslerinin" (sosyal medya), gerçek dünyadaki virüsler karşısında anlamını yitirdiği bir zamanı yaşıyoruz. Bu kez Dijitalizm çuvala sığmadı, sanal dünya çuvalladı! Sağlık, gıda gibi insanın birincil ihtiyaçlarına destek olmayan sanal dünya araçlarının faydasız olduğu görülüyor. Öncelik her zaman hashtagüretim, hashtagfabrika ve hashtagArGe olmalı. Hala "insan" olarak biyolojik varlıklarız ve biyolojik, fizyolojik ihtiyaçlarımız karşılanmadığı sürece hiç bir göz boyamaya yönelik yönetim anlayışlarının işe yaramadığını anlıyoruz. Sanal dünya devlerinin ve birlikteliklerinin (AB gibi) bu krizde sarsıldığını görüyoruz. Küreselleşen dünyada "bize bir şey olmaz" anlayışının geçerli olmadığı apaçık belli. Sanal fanus kırıldı!

13 Ekim 2018

Sağır Sultan





Dilimizde çok güzel bir atasözü var: "Sağır sultan bile duydu"  Ülkemizde özellikle Eylül-Kasım ve Mart-Mayıs ayları arasında birçok etkinlik düzenleniyor. Ancak ne hikmetse(?!), birçok kişi bu etkinliklerden haberinin olmadığını belirtiyor. Bu yazımızda, sağır sultanın bile duyması gerektiği halde neden etkinliklere yeterli katılım olmadığını değerlendireceğiz.

Her yıl düzenli olarak belli tarihlerde gerçekleştirdiğimiz bazı etkinliklerin organizasyon ekibinde yer aldım. Bazen de doğrudan etkinlikleri kendim organize etmeye çalıştım. Dolayısıyla bir, iki günde gerçekleştirilen etkinlikler için ne çok çaba sarfedildiğini ve birçok kişinin görev aldığını biliyorum. Üstelik bu organizasyon ekiplerinde yer alan kişilerin çoğu zaman gönüllülük ilkesi çerçevesinde çalışmalara destek olduğunu, herhangi bir gelir elde etmeden çalıştığını görüyoruz. Etkinlikler çoğu zaman düşük bütçelerle, karlılık gözetmeden gerçekleştiriliyor.

Bütün bu özverili çalışmalara rağmen yeterli katılım olmaması, yeterince duyulmamasının sebeplerini konuşmak gereklidir. İşin kolayına kaçıp; "ne yapalım canım, isteyen gelsin" veya "aslında çok şey kaçırdılar gelmemekle", "en güzelini biz yapıyoruz ama yine gelmiyorlar" gibi karşılıklı suçlamalarla bir yere varılamayacaktır. Etkinliklerle ilgili olarak en fazla duyulan şikâyet/geri bildirim genellikle "hiç haberimiz olmadı, duysaydım mutlaka gelirdim" şeklinde oluyor. Gerçekten böyle midir?

Olayın iki yönü var. Birincisi " hiç haberimiz olmadı" kısmı, diğeri ise "duysaydım gelirdim" kısmı. Sosyal medya, görsel medya ve hatta yazılı medya olmasına rağmen hala kişilerin haberinin olmaması mümkün mü? Birçok kişi "hayır" diyecektir. Bir ortamdan (facebook, twitter, linkedin, instagram vb) mutlaka kişilere etkinlik için duyuru ulaşacaktır, diye düşünülebilir. Ancak insanlar hala haberimiz olmadı diyorlar. Sorun şu; "gerçekten haberleri mi olmadı?" ya da "haberinin olmasını istemiyor mu?". Her ikisi de geçerli bir sebeptir.

Bugünlerde birçok kişi "sosyal medya yorgunluğu" yaşıyor. Sosyal medya araçlarından o kadar çok duyuru, paylaşım yapılıyor ki, bu kirlilik içerisinde iyi ve faydalı şeyler de gözden kaçıyor. Ayrıca "algıda seçicilik" yapılıyor, belli konulara odaklanan kişiler diğer paylaşımları görmüyor, görmezden geliyor. Böyle olunca duyurular da önemsenmiyor. Bana kalırsa sosyal medya etkinlik duyuruları için uygun bir ortam olmaktan çıkmıştır.

E-posta ile etkinlik duyuruları yapmak ise tam bir felaket. Birçok beyaz yaka çalışanın hesaplarında her gün onlarca e-posta geliyor. Birikmiş birçok okunmamış e-posta bulunuyor. Bunların arasında etkinliklerle ilgili mesajlar ise çoğu zaman okunmadan siliniyor. Birçok email sunucusu etkinlik için gelen mesajları önemsiz (junk) olarak değerlendirip, bu kutuya atmaktadır. Çalışanların bir epostayı okumak için ne kadar süre ayırdığını düşünürsek, duyuru epostasını baştan sonra dikkatle okuyacak kişi sayısı çok az olmaktadır.

İşte bu nedenlerden dolayı, "haberimiz olmadı" serzenişi doğru bir sebeptir. Başka yöntemlerle kişilere ulaşılması gerekiyor. Kurumsal firmaların artık çoğunda "Kurumsal İletişim" bölümleri bulunuyor. Etkinlik davetleri bu bölümlere ulaşılarak yapılabilir. Teknoparkların duyuru iletişimi alanında çalışan ofisleri kullanılabilir. Böyle bir iletişim hem doğru hedefe ulaştıracaktır hem de daha profesyonel olacaktır. Etkinlik organizasyonunda bulunan kişilerin bu yöntemi uygulamaya dikkat etmesi uygun olacaktır.

Etkinliklere "duysaydım gelirdim" diyenlerin büyük kısmı duysa da gelmeyecek kişilerdir. Etkinliklere gitmek, zaman harcamak, para harcamak zor gelmektedir. Ayrıca etkinliklerin kendilerine bir şeyler katmayacağını düşünmektedirler. Elbette her etkinlik herkesin ilgi alanına ve çalışma şekline uygun gelmeyebilir. Ancak en azından kendi iş alanıyla ilgili etkinliklere katılmaya çalışması önemlidir. Burada önemli bir nokta ise, şirketlerin ve yöneticilerin çalışanlarını çalışma alanlarına uygun etkinliklere katılmak konusunda teşvik etmesidir. Çalışanının bir etkinliğe katılmasını mesai kaybı, zaman ve işgücü kaybı olarak değerlendirmemesi gereklidir. Hatta bazen çalışanları uygun görülen etkinliklere katılmak için zorlaması iyi olacaktır. Etkinliklere katılım için sadece çalışanların talep etmesini beklenmemelidir. Çünkü çalışanlar hangi etkinliğin kendilerine uygun olduğu bilmeyebilir, katılmak istemeyebilir, kendisine faydası olmayacağını düşünebilir. Burada yöneticilerin, çalışanın profiline uygun olarak daha seçici davranması ve yönlendirmesi önemlidir. Ne çalışanı sırf motivasyon olsun diye rasgele bir etkinliğe katılmasını istemeli, ne de çalışanları etkinliklerden uzak tutmamalıdır. Şirketler ve yöneticiler, çalışanlarının dengeli bir şekilde yılda bir veya iki etkinliğe katılmasını sağlamalıdır.

Son olarak, sağır sultan duysa bile sizin etkinliğinizi duyurma şekliniz, katılımcı beklentileri, yöneticilerin etkinliklere olan yaklaşımları bir etkinliğin organizasyonu için önemli kriterlerdir.